GENÇLERDE İLETİŞİMGençler, yeni bir dil kullanmaya başladılar. Birbirleri ile yazılı haberleşirken, sesli harfleri atlayarak yazışıyorlar. Slm (selam), nhbr (ne haber) gibi. Önemli bir mesaj olmalı bu. Günümüz gençliği niçin bu dili kullanmaya başladı? Niye bu kadar kısaltmalara gidiyorlar? Zamanları mı çok kısa geliyor? Kullanmadıkları sesli harfler, onların yaşamlarında neye karşılık geliyor? Genç dediğimde, uzun bir yaşam aralığından bahsediyorum. 11-12 yaşlardan başlayarak 30 yaşlara kadar giden bir süreç. Fiziksel büyümenin çok hızla geliştiği, ruhsal ve sosyal büyümenin biraz geriden geldiği bir sürece, başarılması gereken bir sürü akademik ve ruhsal sınavlar gibi gelişim görevleri sığdırılıyor. Ebeveynler, çocuklarını yetiştirirken çoğu kez sadece hem kendi beklentilerini hem de toplumun ve eğitim-öğretim sisteminin gerektirdiklerini göz önünde bulunduruyorlar. Çalışan ana babalar, çocuklarını yetiştirirken daha çok dış desteklere (iyi bir okul, etüt merkezi, özel ders vb.) sırtlarını dayıyorlar. Bütün bunlara ödenen para miktarı da arttıkça çocuklarından beklentileri de artıyor. Ya da, ailede birinin (genellikle bu baba olabiliyor) para kazandığı durumda, diğer ebeveyn çocuğun yetiştirilme sorumluluğunu üstüne alıyor. Çocuğun kişisel özelliklerinin hesaba katılmadığı amansız bir koşturmaca başlıyor (piyano, bale, dershane, özel ders vb.). Bütün bu süreçte, çocuk, genç sadece ona verilen rolü oynamak, beklentileri karşılamak durumunda olabiliyor. Kişilik özellikleri, yetenekleri, iç dünyası kısacası sesi tanınmıyor. Onların, belki de yazışırken sesli harfleri atlamalarının ifadesi bu olabilir. Sesli harflerin özelliği ağızdan bir anda çıkıyor olmalarıdır. Bir anlamda, spontanlığın (kendiliğindenliğin) ifadesidirler. Çocukluk döneminde, spontanlıkları ve yaratıcılıkları engellenen gençlerin çoğu kendi iç seslerini duyamıyorlar. Bu durumda duydukları, ebeveynlerinin sesi oluyor. Ama bu ses onları motive etmekten çok engelliyor. Ebeveynlerinin onlara ne yapacaklarını söylemesi durumunda (ders çalış, test çöz vb.) kendilerini çocuk gibi hissedip, söyleneni yapmama şeklinde tepki veriyorlar. Bu dönemde, özellikle ÖSS gibi sınav sürecinde genci hedefine ulaştıracak asıl güç, kendi sesidir. Bu ses de, kendini özelliklerini ilgi alanlarını çalışma becerilerini tanıma, hedefini belirleme belirgindir. Gerçekte, tek başına ne sesli harflerin ne de sessiz harflerin bir anlamı yok. Birlikte kullanıldıklarında bir anlam ifade ediyorlar. Belki de çocuklarının büyüme sürecinde onlara destek olan, sorumluluk verip, sonuçlarını görmelerini bekleyen, sonucu değil de çabayı destekleyen ebeveynler sessiz harfler olabilir. Çocuklarının spontanlıkları ile birleşince yani sesli harflerle birlikte bir anlam ifade edip, anlamlı bir yaşam sürecine dönüşebilirler. Hep Sevgiyle kalın. Psikolog İlknur Efeçınar |