Psikolojik Danışmanlık Zayıflama Programı Sigara Bırakma Sınav Kaygısı Evlilik Danışmanlığı Okul Eğitim ve Seminerleri Kurum ve Şirketlere Özel Psikolojik Testler Yaşam Koçluğu
  Yeme Bozukluğu
  Panik Atak
  Ailede Tek Çocuk
  Baba Olmayı Öğreniyorum
  Anne Ben Nereden Geldim
  Çocuklar İle İletişim
  Psikolojide Telkinle Tedavi
  Boşanma Çocuklara Nasıl Anlatılmalı ?
  Boşandıktan Sonra Çocuklarla Görüşmeler Nasıl Olmalı?
  Evliliklerde Sorulması Gereken Soru: "Eşimi Ne Kadar Tanıyorum?"
  Çocuğun Cinsel Gelişiminde Anne Ve Babanın Rolü
  Çocuğun Güvenini Arttırmak
  Çocuğum Parmağını Emiyor!
  Çocuklara Tuvalet Alışkanlığının Kazandırılması
  Çocuğum Yalan Söylüyor!
  Çocuklarda Karanlık Korkusu
  Kekemelik
  Sokağa Çıkamama (Agorafobi)
  Sevgi Beklentileri
  DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE GÜÇLÜĞÜ
  DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE GÜÇLÜĞÜ (2)
  SINAV KAYGISIYLA BAŞ EDEBİLME
  Hedeflerimize Nasıl Ulaşabiliriz?
  ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOR
  Ergenlik Dönemi
  MUTLU MUSUNUZ?
  ÇOCUK VE GENÇLERDE BİLGİSAYAR KULLANIMI
  GENÇLERDE İLETİŞİM
  Bağımlı Çocuktan Bireyselleşmiş Özerk Çocuğa Doğru


Telkinle Zayıflama Programı Katılımcı Görüşleri

Her Pazartesi rejime başlayıp, iki gün sonra rejimim son buluyordu, üstelik eskisinden daha fazla yemek yemeğe başlıyordum. Kilo aldıkça, psikolojimin bozulduğunu, mutsuz, isteksiz, hiç bir şeyden memnun olmayan bir insan olduğumu fark ettim. Hiç bir diet listesi beni zayıflatamazdı, çünkü beynim ve ruh halim buna hazır değildi.

İşte Ali Rıza Tanaltay’la tanışmam böyle oldu. Önceleri tereddüt ettim, acabalarım vardı, fakat daha ikinci gelişimde kendimde değişiklikler hissetmeye başladım. Kendime güvenmeye başlamıştım. Bedenimi, sağlığımı düşünüyordum, sağlıklı gıdaları severek , mutluluk duyarak yemeye başladım.

Ben buraya geldiğimden beri rejim değil sağlıklı beslenmeyi öğrendim. 15 kilo fazlam vardı, 12 kilosunu zorlanmadan, acıkmadan verdim. Sağlıklı olan her şeyi yedim.

Şu anda devam ediyorum, sadece 3 kilom kaldı. Hayatımda yeni bir sayfa açtım. Artık kendini seven mutlu bir insanım. Bu yüzden Ali Rıza Tanaltay’a çok teşekkür ediyorum

S.S.


5 Şubat 2006 tarihinde başladığım beslenme programımı başarı ile devam ettirmekteyim. 2 ay gibi bir sürede 8 kilo verdim ve kendimi ilk kez diyette hissetmedim. Sık sık uyguladığım diyet programlarında uzak kaldığım makarna, ceviz, fındık, çikolata, dondurma gibi besinleri kontrollü ancak hiç de azımsanamayacak oranda keyifle yedim ve yine de kilo vermeye devam ettim.

Yıllardır alışkanlığım olan diyet kolayı bıraktım, kafeinsiz kahve bulamadığım ortamlarda su içmeyi tercih eder hale geldim ve bunların nasıl olduğunu bile anlamadım. Telkinler ile doğru beslenmeyi beynim otomatik olarak seçer hale geldi.

Vermem gereken kilonun oldukça fazla olması nedeniyle beni sıkacak veya çok zahmet verecek diyet programlarında başarıya ulaşamadım. Ancak bu program içinde her zaman, her ortamda kendime uygun yiyebilecek bir şeyler bulmam mümkün oluyor.

Tahmin ediyorum ki, ideal ölçüme kavuştuktan sonra da beslenme tarzım tam anlamıyla değişmiş olacak.

Şeyda Mumcu, 39 İstanbul


1 yıldır işsizdim ve uzun yıllar çalışıp ta birden evde oluşumun getirdiği sıkıntılarla uğraşırken tesadüf eseri Tanaltay Psikolojik Dan.Merkezinin web sayfasını internetten buldum. Arayış içersindeydim ve bir çok yeri aramıştım ,sıra Tanaltay Psikolojik Dan.lığın telefonunu çevirmeye gelmişti ki telefonu açan Aysun hanmın sıcak sesi aydınlatıcı bilgileri ile doğru adresi bulduğuma emindim. Farklı bir sorunum ile ilgili gittiğim yerde ,zayıflama seanslarına da katıldım. Zayıflamak benim için 2.planda idi, gittiğimin ilk günü canım konuşmak bile istemiyordu.

Ali Rıza Tanaltay Bey’le ve Belgin Tanaltay Hn.la tanıştım, onlardan yayılan o korkunç güzel elektiriği anlamanız için yaşamanız lazım.... Çok büyük bir sıcaklık ve rahatlama hissettim inanamıyordum. Çünki biraz önyargılı idim bu tür konularda sanırım.Kimsenin elinde sihirli değnek yoktu, yapılması gereken şeyleri kişinin direk kendisinin yapacağına inanıyordum ve bunda başkalarının o kadar payı olduğu görüşüne katılmıyordum.

13 kilo nasıl verdiğimi hatırlamıyorum, hiç zorlanmadım ,hem de,sıkıntılı bir dönemimde, sıkıntıya hiç gelecek durumda değildim. Almış olduğum ilk terapi seansından sonra bile kendimi kuş gibi hissettim. Her terapiden sonra hem kafam boşalıyor hem de zayıflıyordum ve de her istediğimi yiyerek son derece zevkli ve mutlu olarak....

İşini son derece severek ve keyifle yapan ,maddi menfaatleri ön planda tutmayan ,yaptığı işten önce sonuç almayı isteyen,insanların aldığı sonuçla keyif alan ve onlarla mutlu olan bir yerin var olduğunu görmek bana korkunç bir keyif verdi.....Hasret kalmışız böyle davranış biçimlerine....Tarifi mümkün olmayan bir güzellik var orda, ancak oraya gittiğinizde anlarsınız size yansıyan O GÜZEL ENERJİYİ!!!!!!!

Yazdıkca yazasım geliyor . Kendilerine çok teşekkür ediyorum ve onları çok seviyorummmmm......

Berna Bayramoğlu


24 Yaşındayım .Telkinle Zayıflama Programına katılmadan önce hiç kilo veremeyeceğimi düşünüyordum. Ama Ali Rıza Tanaltay’ın ikna etmesiyle bu programa büyük bir inançla Mayıs 2002 de başladım. İlk hafta dışında hiç zorluk çekmedim. Yapılan telkinler sayesinde, hayata bakış açım değişti, kendime güvenim arttı, sosyal bir insan olmaya başladım Aynı zamanda da kilo vermeye devam ettim. 3 ayda 18 kilo verdim.

Serdar Çetin



16 Yaşındayım. Şu anda 104 kiloyum. Gelmeden önce çeşitli belirsizlikler içindeydim ama buraya geldikten sonra, bana benim ne kadar becerikli olduğum gösterildi. 28 günde 14 kilo verdim. Ama sanki Prens olmuş gibiyim. Kendimi seviyordum ama telkinlerden sonra kendimi daha çok sevmeye başladım.

Güle Güle Kilolar,

Merhaba Kızlar!

Murat İçten



Hayatımın dönüm noktası olan Tanaltay ailesiyle tanışmam tesadüfi bir olaydı. Çok mutsuz ve umutsuz olduğum, vücudumun işleyişinden şüphe ettiğim bir gün iç hastalıkları uzmanına görünmek için gitmiştim ki, “telkinle zayıflama programını” öğrendim.

İlk önce bana hiçbir yararı olmayacağını düşündüm ve verilecek olan tüm bilgileri zaten bildiğimi, her gün gazetelerde dergilerde okuduğumu ama hiçbir yararını göremediğimi söyledim. Yemediğim halde ilginç bir şekilde kilo alıyordum. Ali Rıza Bey’le görüştüm, kendisi beni ikna etti ve programa başladım.

Umutsuz olan ben, bu kolay program sayesinde 4 ayda 12 kilo verdim, hem de özel hiçbir şey yapmadan. Sadece daha çok bilinçlendim, neyin neyle yenilmesi gerektiğini öğrendim. Eskisinden çok yiyordum ama yine de kilo veriyordum . Şu an ideal kiloma 5 kilo var. Ama eminim ki buna da ulaşmak hiç zor olmayacak.

“Telkinle zayıflama programını” tüm kilolu olan veya kendini kilolu hisseden kişilere tavsiye ediyorum, çünkü bu program kişinin bilinçaltına işliyor. Programa başlayınca ne kadar kolay ve zahmetsiz olduğunu göreceksiniz, hem de kısa zamandaki mucize sonuçlarıyla birlikte..

Didem Akçay



Ben hiçbir zaman çok zayıf olmadım. Ama her yemek yediğimde kendimi rahatsız hissediyor, suç işlemişim gibi geliyordu. Hayatımda ya diyette olduğum günler, ya da diyete başlayacağım için normalden fazla yiyip boşuna kilo aldığım günler vardı.

Şimdi kendimi diyet yapmadan kilo veriyor gibi hissediyorum, çünkü aç kalmıyor, istediğim her şeyi yiyiyorum.

Zeynep Doğan



Merhaba!

Bu siteyi bulduysanız bazı şeyler ters gidiyor ve sizde onları düzeltmek istiyorsunuz demektir.

Defalarca geçtiğim yollardan, döndüğüm dönemeçlerden buraya ulaştınız, şimdi arkanıza yaslanın ve yaşadıklarımı sizinle paylaşmama izin verin.

Konu Obezite ya da daha ılımlı söylemek gerekirse Şişmanlık! Aslında bu bir hastalık farkındasınız değil mi? Şimdi önünüzde iki yol var; ya bu hastalığı kabul edip yardım almaya, tedavi olmaya çaba göstereceksiniz ya da kendinizi kandırmaya, “böyle de güzel ve mutlu olduğunuza “ inanmaya devam edeceksiniz. Tabi bir kaç ay içinde benim daha önceden yaşadığım kötü tecrübelerle karşılaşıncaya kadar. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, başka insanlardan benim yaşadığım tecrübeleri dinleyince kulaklarıma inanamamıştım. Çünkü Dünya üzerinde diyetler konusunda sadece bir ben başarısız değilmişim, genelde hemen hemen herkes verdiği kiloları tekrar fazlasıyla geri alıyormuş. Bunu benimle aynı kaderi paylaşan insanlar değil Dünya Sağlık Örgütü, Who söylüyor. Geçenlerde okuduğum bir makalede “ bir insanın kilo verme konusunda başarılı olduğunu söylemek için verdiği kiloları en az 5 sene koruyor olması gerekiyormuş”. Kendi tecrübelerimden yola çıkarak söyleyebilirim ki, bana benim sevgili diyetisyenlerimden hiçbir tanesi bu 5 YILLIK süreçle ilgilenmedi, verdiğim kilolar reklâmlarında beni “ ayın zayıflayanı” yaptı ama daha sonra aldığım kilolar hep benim suçumdu.

Öncelikle “ bilirkişi” tadında yazmaya başladığım bu mesajım için sinirlenmeyin çünkü konu “ rejim, diyet, obezite, yeme bozuklukları vs” olunca kendimi bu konuda otorite görüyorum. Hayır, doktor değilim, diyetisyen hiç değilim ( Allahıma şükürler olsun! ), herhangi bir zayıflama köyü’nün Gestapo kampı ayarındaki tesisinde çalışmış biri de değilim. Sadece bu “diyet” denilen şeyi defalarca yapmış, çıkılmaz denilen dağlara defalarca tırmanmış sonra da bir güzel o dağlardan aşağıya tepe taklak yuvarlanmış biriyim. Hani şu, diyetlerde “ Yo – yo “ etkisinden bahsedilir ya ( sürekli diyet yapıp verilen kiloların sonradan tekrar sizi bulması durumu ) Hah! İşte O, Yo-Yo topu benim! Kimse o yüzden bana “ sen otorite misin kardeşim böyle şeyler yazıyorsun?” demesin. Evet, otoriteyim hem de ne otorite! Pratik olarak hayatının 15 yılını “Diyetisyenler Ordu”suna kurban etmiş, bir Diyet Gazisiyim. Allahtan Diyet Şehidi değilim, bunu da bu websitesi’nin yaratıcılarına borcluyum, birazdan o konuya geleceğim.

Şimdi gerçeklerle yüzleşelim !!!

Aranızdan kaç kişi kendine olmayacağını bildiği halde çok güzel kıyafetler satan bir dükkâna girip, cici elbiselere baktı? Peki, kaçınız oradaki mevcudiyeti size hizmet vermek olan tezgâhtarın “ Hanımefendi / Beyefendi o size olmaz! “ seviyeli cümlesine maruz kaldı? O tezgahtara yazımın sonunda geri döneceğiz şimdi benim hikayemi okumaya devam.

Küçükken sık sık havale geçiren ( sara nöbeti ayarında ), ölümlerden dönmüş hasta bir çocuktum, daha 5 yaşına girmeden iğne ve ilaçlar en iyi dostlarımdı. Etrafımda sürekli “ yemek yememi” telkin eden insanlarla çevrilmiştim. ( Ne gariptir ki o insanlar yıllar sonra yiyecekleri benden saklıyorlardı ) Biraz büyüyünce ( yediğim iğnelerin ve zorla yedirilen yemeklerin etkisiyle ) hafif tombik, güzel bir kız çocuğu oldum. Ergenlik çağlarımda ise aktif olarak sporla ilgileniyordum, biraz toplu olmak çok sorun yaratmadı. Kendimle yüzleşmem lise son sınıfta oldu. Herkesin Veda partisine giyeceği Sinderella kıyafetleri varken, ben Veda Partisine bir balkabağı olarak gitmek zorundaydım. İşte o noktada başlayan arayışım beni buraya kadar getirdi. Daha küçük yaşlarda annemin zoruyla ( eminim sizinde hayatınızda siz istemesenizde sizi zorla zayıflatmaya kendini adamış birileri mutlaka olmuştur) bir kaç Diyetisyen ziyaretim olmuştu. Tabi bunlar önce ben inanmadığımdan sonra da zaten verdikleri 1000 kcal’lik menülerin büyümekte olan bir çocuğu daha da strese soktuğundan pek sonuç alamadım.

O saatten sonra verdiğim kilolar ve geri aldıklarım birbiriyle yarıştı! Aldım, verdim, aldım, verdim bu oyunda hep ben yenildim .

Ben sigara içmem ve kokusuna katlanamam, Üniversite zamanları çok uğraştım ama bir türlü “ mantığını “ çözemediğim için tiryaki olamadım! Mantığı neydi “ sigara tiryakisi olamamamın”?Her ay, cebinizden belli bir para çıkacak, sonra içtiğiniz o meret sizin meyvalardan sebzelerden tat almanızı engelleyecek, üzerine bir de kendi kokunuz hoşunuza gitmeyecek. Şimdi, sigara tiryakileri bu düşünceme şiddetle karşı çıkabilir ve “ bizimkisi bağımlılık sen niye ağzına sahip çıkmıyorsun o zaman?” diyebilirler. Çokta haklılar, benim bunca senedir kendime yakıştıramadığım şey de bu zaten. Hasta değilim, sağlıklıyım ama bu kilolarım yüzünden psikolojim bozuk, kendime inancım yok, dünyanın en zeki insani dahi olsam ( değilim merak etmeyin! ) bir ortama girdiğimde hep geri planda kalıyorum.

Ne için?

Üzerimde taşıdığım, bana ait olmayan 30 -35 kg için!

Maalesef denklem bu kadar kolay işlemiyor, çünkü hayatımın merkezine yerleşmiş olan bir “ diyet” durumu var ki, herşeyden önce geliyor. Dediğim gibi, al ver ama hep aynı noktaya dön.

Size her tarz diyet ( kan grubu, atkins, southbeach, montignac, hollywood, lahana, isviçre kalp vakfı, norveç böbrek vakfı! !! ) hakkında ücretsiz danışmanlık verebilirim. Sonuç ise büyük ihtimalle aynı olur, başladığınız noktaya geri dönersiniz. İnsanlar uzaya çıkarken ( hatta maymunlar! ) neden hala “ kaçmayan kadın çorabı” üretilmediğini bir düşünün. Diyet sektörüne her sene milyarlarca dolar harcanıyor ama hala Obezitenin önlenemez yükselişinden söz ediliyor. Bir yandan insanlar diyet yapmaya kendilerini adıyorlar diğer taraftan Dünya daha çok şişmanlıyor.

Bu denklemde yanlış olan şey HAYAT BOYU DİYET YAPMA ZORUNLULUGUMUZ.

Kendimi bu konuda umutsuz ve çaresiz hissederken bir şekilde Tanaltay’a geldim ve senelerdir kendimi Diyetlere kurban verdikten sonra bana öğretilen SAĞLIKLI BESLENME yöntemleriyle yemek aktivitesine bakışım değişti.

2-3 sene önce, burada uygulanan “ Glisemik Index Sağlıklı Beslenme” metodunu topa tutan çok meşhur Medya torpilli bir Diyetisyenimiz geçenlerde GI’in faydalarından bahsetmeye başladı. Ben de zamanında kendisinin hastasıydım! Son görüşmemizde O kadar meşguldu ki, fotokopi ile çoğaltılmış ( ilgiye bakın! ) haftalık diyet listemi elime tutuşturup sıradaki müşterisini içeri almayı beklerken baygınlık geçirdim. Bana yazdığı 1000 kcal altı diyetten dolayı vücudum harap olmuştu ama ben 2 kgden fazla kilo verememiştim. Ayıldığımda bir de azar işitmiştim, yazdığı ilaçları almıyorum diye. Şimdi o insan benim Tanaltay’da öğrendiğim yöntemi savunuyor o zamanlar beni “ kibrit kutusu kadar beyaz peynir”lerle öldürmeye çalışıyordu.

Burada size öğretilen yöntem neden işe yarıyor? Çünkü bu bir diyet değil, adı üzerinde Sağlıklı Beslenme. Tek yapmanız gereken Glisemik Index’i düşük ürünleri öğünlerinizde tercih etmeniz ve Ali Rıza Bey’in size ilk randevunuzda öğreteceği menü kombinasyonunu kavramanız. Zaten gerisi sizin bile inanamayacağınız bir hızla gelişiyor. Bu programın en güzel yanı, Diyet psikolojinden uzak olmanız ve her ortamda arkadaşlarınız istediklerini yerken “ rejimdeyim” moduna girmeden kendi menünüzü oluşturmanız. Hem istediğinizi yiyorsunuz hem de Diyet yaptığınız aklınızda olmuyor. Benim için diğer yararları yanında bu programın en önemli başarısı bu. Diyet yapanlarınız bilir, kendinizi dışlanmış hissederseniz yediğiniz yemek dünyanın en leziz yemeği olsa adı “ light” olduğu için nefret edersiniz ondan, hep diğerlerinin yedikleri sizin için daha güzeldir. Şimdi bu baskıyı yaşamadan, diğerlerinin yediklerini sizde yiyecekseniz.

Alacağınız Telkinler sizin sıkıntıda olduğunuz dönemlerinizde can simidi gibi imdadınıza yetişecek. Sn. Ali Rıza Tanaltay’ın tecrübesi ve desteği de her zaman yanınızda.

Bu arada yine siz istediklerinizi yerken ve hala programa uyarken etrafınızda sinirinizi bozmak isteyenler “ bu ne biçim rejim?” diyenler çıkacak ama sizde onlara “ bu bir rejim değil, sağlıklı beslenme” cevabını vereceksiniz. Hatta isterseniz benim yaptığım gibi çukulatanızdan bir ısırık alırsınız. ( 1 sene zarfında 32 kg’yi verirken günde 1 sıra bitter çukulata yemiştim, siz insanların tepkisini düşünün artık )

Sağlıklı günler, başarılar

Eski Bir Diyet Gazisi



Sigarayı Bırakma Programı Katılımcı Görüşleri


Sevgili Ali Rıza Bey ;

İnsan güzel şeylere çabuk alışıyor

Ben de sigarayı bırakmak gibi hayatımda verdiğim en önemli kararlarımdan birinin tarihini bile unuttum. Sanırım 2004 yılı Nisan ya da Mayıs ayları civarıydı.

Size geldiğimde günde üç paket sigara içen ve artık bünyesi bu denli zehire isyan etmekte olan biriydim.İlk seansa girmeden önce balkonda içilen son sigaradan bu güne dek gururla söylemeliyim ki bir nefes dahi (sizin hep söylediğiniz gibi) sigara içmedim.Ayrıca beni örnek alıp “ Cemal bıraktıysa herkes bırakır” diyerek sigarayı bırakanların maalesef tekrar başladıklarını da düşünürsek başarımı daha da önemsiyorum.

Tabi ki bu başarı daha önce onlarca kez yapılan başarısız denemeden sonra sizin yardımınızla geldi. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki seanslar başladıktan sonraki bir kac günden sonra fazlaca bir sıkıntı da yaşamadım. Bugün ise sanki daha önce hiç sigara içmemişim gibi çevremdeki herkes içerken bile sigara içmek aklıma gelmiyor.

En içten teşekkürlerimle ;

CEMAL FENERCİOĞLU



Yaklaşık bir buçuk yıl önce, kırk sekiz yaşımda yeniden doğdum. Günde yaklaşık 3-3.5 paket sigara içerdim. Son yıllarda artık geceleri, sadece sigara içmek için uyanır olmuştum. Babam 56 yaşında kalpten ölmüştü, son derece stresli bir iş yapıyordum, kolesterolüm, trigliseritim, tansiyonum, ciddi yüksekti, ve 95 kiloydum.

Mezun olduğum lisenin her yıl yapılan “Talaş Böreği” gününde, yine benim gibi sigarayı “yiyen” bir arkadaşıma rastladım. Sigarayı bir ay önce bırakmıştı. Ne kendimin ne de Cemal’in sigarayı bırakabileceğine ihtimal bile vermemiştim o güne kadar… İnanılmaz kıskandım Cemal’i. Hipnoz mipnoz bir şeyler diyordu. Oysa O da ben de neler denemiştik o güne kadar. İşte… Adam bırakmıştı sigarayı, ve bizimle beraber içkili bir okul yemeğindeydi, son derece de rahattı.

Ertesi gün telefonunu alıp, aradım Ali Rıza Bey’i ve bütün ukalalığımla, Cemal’den çok daha fazla sigara içtiğimi, bana sigarayı bıraktırmayı başarabilirse meşhur olacağını söyledim kendisine. Gayet mütevazi kendisinin zaten yeterince meşhur olduğunu belirtti satır aralarında, ve rezil oldum…

Bir hafta sonra ilk seansa cebimde sigara paketimle gittim. Yolda Merter’den Kalamış’a birkaç sigara içerek ve son sigaramı zili çaldıktan sonra söndürerek gittim. O sigaranın son sigaram olacağını hiç düşünmemiştim…

Sağ elimin iki parmağı nikotinden sararmıştı. Bütün çevremde en çok sigara içen kişi olarak bilinirdim. Sinir oldu sigara içen arkadaşlarım bana… Çünkü sigara içenlerin son kalesiydim, ve kale düşmüştü… Ercüment sigarayı bırakmıştı…

Bütün arkadaşlarım,” Ercüment de bıraktığına göre…”diye başlayan cümlelerle birer ikişer Ali Rıza Bey’in kapısını çalmaya başladılar. Gerçi birkaç kişi kaldı aramızda, ama çoğumuz kurtulduk…

Hala şaka gibi geliyor…

ERCÜMENT TEKDAL



1957 Adana doğumluyum. Çok küçük yaşta geçirdiğim ateşli hastalıktan dolayı kalbimdeki mitral kapağı kasılma yapıp küçüldüğünden dolayı kalp romatizması denilen hastalığa yakalandım. 16 – 17 yaş civarında sigaraya başladım. Devam eden senelerden sonra 30 yaşımda sigaradan dolayı kalbimde koroner damar tıkanması oldu. 2 damarın tıkanması ve mitral kapak problemimden 34 yaşımda kalp ameliyatı oldum. Ve elbet ki doktorlar kesinlikle sigara içmemem gerektiğini söylediler. Fakat ben sekiz gün hastanede kaldıktan sonra tekrar sigara içmeye başlamıştım. Doktorlar neden içtiğimi sorduklarında klasik bahaneler yaratıp kendime sigara içme avantajları yaratmaya çalışıyordum. Sekiz sene sonra kalp sorunlarımın arttığını gördüm. İçtiğim sigaradan kurtulabilmek için önce Yaratanımdan sonra da birisinin yardımını istemeye başladım. Bir gün yeğenim ile konuşurken bana, Psikolog Ali Rıza Tanaltay’ın sigara konusunda yardımcı olduğunu söyledi. Hemen anında tanışmaya karar vedim. Birkaç günlük bir çalışmadan sonra sigarayı bırakmıştım. Haha sonraki zamanda Psikolog Ali Rıza Bey’in peşini hiç bırakmadım. Her sorunumda, her problemimde yardımcım oldu. Sigarayı bıraktıktan sonra izlerinden kurtulmam oldukça uzun sürdü. Ara ara rüyalarımda sigara içmek bile benim ruhumda ne kadar derin izler bıraktığının bir göstergesiydi. Kendisine bana yaptığı yardımlardan dolayı ömür boyu minnettar kalacağım. Çok teşekkür ediyorum. Sigarayı 8 senedir içmemenin bana kazandırdığı zevk, sağlık ve mutluluğumu kendisi ile paylaşmayı borç bilir saygı ve sevgilerimi sonuyorum.

Sami Yılmaz



Sinav Kaygısıyla Başedebilme Programı Katılımcı Görüşleri


Tanaltay Bey’e ilk gittiğimde hicbir şeyin değişmeyeceğini sanmıştım, fakat yanılmışım. Önceden girmiş olduğum ÖSS sınavlarında aşırı bir panik, heyecan ve kendime olan güvenim yok denecek kadar azdı. Bu seneki girdiğim ÖSS sınavında yukarda bahsettiğim şeylerden eser bile yoktu. Sınava çok rahat bir şekilde girdim ve cok rahat bir şekilde sınavdan cıktım.

Tanaltay Bey’in verdiği ödevleri tamamen yaptım ve ÖSS sınavında bunu faydasını gördüm. Seanslardan sonra okuduğum sorularda hic dikkat etmediğim ve atladığım noktaları (püf noktaları) artık atlamıyordum.

Benim gibi olan yüzlerce insanın mutlaka Tanaltay Bey’e başvurmalarını şiddetle tavsiye ederim. Okumayı arzu ettiğim üniversiteye yerleştim. Bir kez de olsa deneyin sonuçta kaybedeceğiniz birşey yok, ama kazanacağınız çok şey var.

Sevgi ve Saygılarımla

Sedat Şahin



İnsanların zaman zaman zorda kaldığı, “İşim bitik “ dediği durumlar vardır. Bir yandan ÖSS’nin yaklaşması, bir yandan özel hayatımdaki baskılar ve gece gördüğüm kabuslar yüzünden, uyku düzenim bozulduğunda ben de aynen böyle diyordum.

Korkunç bir stres altında kalmakla beraber hocalarım benden, yaklaşan sınavla ilgili olarak, umutlarını kesmeye başlamışlardı. İşte bu aşamada annemin de tavsiyesiyle Ali Rıza Bey’i ziyarete başlayıp “telkinle tedavi” yöntemiyle tanıştım. Kendimi bu tarz telkinlere açtığımda herşeyin büyük bir hızla düzelmeye başladığını fark ettim. Bir kere çok büyük bir güven geldi, kabuslar yok oldu ve diğer stres yaratan durumlardan kurtulmasını bildim.

Fakat, en önemlisi sınava girerken en ufak bir kaygı duymadım. Sene başında tam olarak istediğim puanla, istediğim üniversiteye kayıt oldum. Şu anda çok mutluyum. Bana gösterdiği candan yakinlik için Belgin Abla’ya ve beni bu durumdan kurtardığı için Ali Rıza Bey’e çok teşekkür ederim.

Emir Ova



Merhaba ben Gülfem Acartekin. Geçen kış OKS sınavlarına hazırlanıyordum ve heyecanlıydım. Bir tavsiye üzerine Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezinden yardım almaya gittim. Kendimi sınava girmeden iyi hissetmek istiyordum. Orada bana yardımcı olan Psikolog İlknur Hanımla tanıştım ve seanslarından faydalandım. Kendimi çok iyi hissetmeme ve heyecanımı yenmeme sebep oldu. Ben bu sene OKS sınavına girecek olan tüm arkadaşlara böyle bir yardım almalarını gerçekten tavsiye ederim. Amaç sınavı kazanmak olsa da önce böyle bir yardımla kendinize olan güveninizi kazanıyorsunuz. Ben öncelikle İlknur Hanım’a ve son seansta telkin aldığım Ali Rıza Tanaltay Bey’e teşekkür ederim. Ayrıca onlardan OKS’yi kazanamamanın dünyanın sonu olmadığını da öğrendim. Özel Marmara Fen Lisesini kazandım ve çok mutluyum.

Gülfem Acartekin



ÖSS'ye hazırlanırken yaşadığım heyecanlı ve stresli zamanları sayenizde atlatarak sınava psikolojik olarak çok rahat girdim.Sınav günü birçok arkadaşımın yaşadığı tedirginlik yerine müthiş bir güven duygusu ile sınavı sonlandırdım.Ve şu anda Hacettepe üniversitesi Fizik mühendisliği bölümündeyim.Desteğiniz için tekrar teşekkürler!

Toygar Kasar


Merkezimiz artık Bodrum'da da hizmet veriyor, ayrıntılı bilgi için: 0533 778 9738
Telkinle zayıflama programımızda, 4 kişilik grup çalışmalarına indirimimiz var. Siz de zayıflamak istiyor musunuz? Arkadaşlarınızla bize başvurun.
Şimdi sigarayı bırakmanın tam zamanı. Telkinle (hipnozla)sigarayı bırakmanız için, Uzman Psikolog Ali Rıza Tanaltay size yardımcı olacaktır.
Mail listemize üye olun, haberi önce siz alın!
Mail Adresiniz:
 


Tanaltay Psikolojik Danışmanlık Merkezi, Copyright 2007, Tüm Hakları Saklıdır, Tasarım ve Uygulama Tanaltay Net