"Çok çalışıyorum, ama başaramıyorum ."
"Bu kez de kazanamazsam ailemin yüzüne nasıl bakacağım ?"
"Ailemin benim için harcadıklarını düşündüğümde kahroluyorum."
"Geleceğim ne olacak ?" diyerek
Sınava hazırlanma enerjinizi, kaygı, stres ve panikle harcayan
bir öğrenciyseniz gelin, telkin ve motivasyon destekli çalışmamıza
katılın.
Sınav kaygısı, literatürde, öğrencinin sınavla doğrudan ilgisi
olmayan olumsuz düşüncelerini arttıran, yoğun bedensel uyarılara yol açarak,
dikkati bölen, böylelikle verimli çalışmayı, öğrenmeyi güçleştiren yoğun bir
uyarı durumu olarak tanımlanır.
Kaygı bir işin
başarılabilmesi için gerekli bir duygudur, ama yeterli seviyede
tutulabilmelidir. ÖSS ve OKS ye hazırlanan gençlerin gerçekte başarılı
olabilmek için gerekli kaygıları vardır. Biz buna yapıcı kaygı diyoruz .
Sınavı, bugüne kadar öğrendiği bilgileri değerlendirebileceği,
kendini sınayacağı bir durum olarak değil de, kişiliğinin bir değerlendirmesi
olarak görmek, gencin kaygı düzeyini yükseltir. Bu duygulara bir de gencin
çevresinin , anne-babasının , öğretmenlerinin yüksek beklentileri eklenince
gencin yapıcı kaygı düzeyi olumsuz boyuta taşınarak yıkıcı kaygı düzeyine
erişir.
Merkezimize baş vuran anne-babalar , “Çocuğum çalışıyor ,
çalışıyor , ama bir türlü sınavlarda başarılı olamıyor,”, “ Sınavlarda çok
heyecanlanıyor ve bildiğini de unutuyor,” “ Çocuğum dikkatini toplayamıyor.”
gibi şikayetlerle geliyorlar. Çünkü yıkıcı kaygı düzeyi gencin öğrenim
faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeye başlıyor. En çok da dikkat mekanizması
bundan zarar görüyor. Genç, çalışma sürecinden çok sonuca odaklanıyor.
Bir de gencin heyecanlı bir kişilik yapısı varsa, öz güven
eksikliği içindeyse, sınava hazırlanma enerjisini , stres ve panikle harcamaya
başlıyor, çalışma verimi düşüyor, derslerde ve sınavlarda dikkatini
toplayamıyor, başarısız oluyor. Genç başarısız oldukça tüm bu olumsuz duygulara
, “Çok çalışıyorum, ama neden başaramıyorum?”, “Eğer sınavı kazanamazsam
ailemin yüzüne nasıl bakacağım?”, “Geleceğim ne olacak” kaygılar da ekleniyor.
Ve sonuca yönelik endişeler onun asıl verimli olacağı süreçten , yani öğrenme
sürecinden uzaklaşmasına yol açıyor.
Sonuçta
hayatlarındaki tek başarının sınav yarışını önde bitirmek olduğuna inandırılmış
gençler liseye ve üniversiteye giriş sınavlarında başarılı olamıyorlar. Çünkü
beu sınavları bir ölüm-kalım yarışı gibi görüyorlar. Yapabildiklerinin en
iyisini yapmaya değil, herkesten daha iyiyi yapmaya odaklandıkları için sonuçta
hayal kırıklığına uğruyorlar..
Düşüncelerimizin, duygularımızı oluşturduğu gerçeğinden hareketle,
öğrencilerin sınava ve sınav hazırlığına ilişkin düşünce sistemleri başarılı
olmalarında en etkili unsurlardan biridir.
Sınav kaygısı yapıcı kaygıdan uzaklaşıp, yıkıca kaygıya dönüşmüş
gençlerin, yıkıcı kaygı düzeyi arttıkça, başlangıçta sınav öncesinde veya
anında kendini gösteren fizyolojik belirtiler ( terleme, ağız kuruluğu, karın
ağrısı, kalp çarpıntısı, vb.) , giderek gençlerin geleceğini etkileyecek
psikosomatik rahatsızlıklara dönüşebilir. Bu safhaya gelinmeden, sınav
öncesinde bu tip sıkıntılar çeken gençlerin mutlaka psikolojik yardım almaları
gerekir.
Programın Özellikleri
1. Aşama
-
Her genç bireysel olarak ele alınarak, çalışma alışkanlıkları, kendine bakış
açısı, iç dinamikleri mercek altına alınır. Yıkıcı kaygının yarattığı
fizyolojik belirtilerin yaşanılan durumla ( sınav ve benzeri) ilgili olduğu
gerçeği gençle paylaşılarak, düzenli nefes alma teknikleri, gevşeme
egzersizleri gibi, bu belirtilerle başa çıkma becerileri kazandırılır.
-
Genç aynı zamanda , zamanın iyi planlanması, etkin ders çalışma yöntemleri,
dikkat ve konsantrasyonu güçlendirme konularında bilgilendirilir.
Yöneten,
Psikolog İlknur Kurt
2. Aşama
-
Gençlerimizin içinde bulunduğu sınav kaygısının gönüllerden kovulmasında telkin
yöntemi (Bilinçli Hipnoz) de çok kuvvetli bir yardımcıdır. Telkin yöntemiyle
gencin meditatif bir duruma gelmesi sağlanarak bilinç altına, onun öz güven
eksikliğini giderecek, çalışma motivasyonunu sağlayacak, heyecanlarını
dindirecek, dikkatini artıracak mesajlar verilir.
-
Telkinlerle açılan pencereler sayesinde , kişinin korkularını, endişelerini
hafifletecek, sahip olduğu artı değerler ortaya çıkarılır. Bunları fark eden
kişinin içindeki negatif düşüncelerden doğan hararet azalır, öz güveni artar,
endişe ve kaygılar, yerini umutlara, başarılı bir gelecek beklentisine bırakır.
Yöneten,
Uzman Psikolog Ali Rıza Tanaltay
** Bu çalışma merkezimizde bireysel veya grup çalışması olarak
uygulanır.
Daha fazla bilgi için bizi arayın:
Tel: (216) 414 25 19 (pbx)
|