Çocuklarda Hiperaktivite Tedavisi

Hiperaktif çocuğum için neler yapabilirim?

Çocuğunuzun hiperaktif olup olmadığı sorusunun yanıtını bulmak, farklı aşamaları olan bir süreçtir:

Eğer sizin gözlemleriniz ve öğretmenin değerlendirmesi çocuğunuzun hiperaktif olabileceği yönündeyse doktorunuzdan randevu alıp fizyolojik bir problem olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Eğer fizyolojik bir sorun bulunmaz ise Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite ihtimali ve kaygı ile ilgili durumların araştırılması için bir uzman psikolog ile görüşebilirsiniz.

Çocuklarda Hiperaktivitenin Nedenleri

Anne-babaların en çok merak ettikleri konulardan biri de, eğer çocukları hiperaktif ise bunun sebebinin ne olduğudur. 1) Hiperaktivite, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun (DEHB) en belirgin belirtilerinden biri olduğu gibi kimi zaman da hiperaktivite, başka önemli sorunların bir göstergesi olabilir. Beyin yapısındaki farklılıklardan kaynaklandığı bulunan DEHB, çocukların çok hareketi olmasına, dürtüsel davranmasına ve çok konuşmasına sebep olur.

Çocuğum Hiperaktif mi?

Bütün çocukların çok hareketli olduğu, yerinde duramadığı zamanlar mutlaka olur. Ama bu genellikle geçici bir durumdur. Çocuklar çoğunlukla oyun parkında ya da arkadaşlarıyla beraberken çok hareketli olup, evde, okulda daha sakin davranabilirler. Bazı çocuklar ise okulda, evde, parkta her zaman kıpır kıpırdırlar. Böyle durumlarda hiperaktiviteden şüphelenilebilir.

Hiperaktivite Nedir?

Hiperativite, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyinde uygun olmayan aşırı hareketlilik,

Agorafobi

Sokağa Çıkamama (AGORAFOBİ)

Agorafobi Nedir?

Korku insanın ana heyecanlarından biridir; ve genel anlamda beden ve ruhdaki belirtilerine göre olumsuz tabiatlı bir heyecan sayılmakla birlikte bir taraftan da gerekli tedbirleri aldıran ve insanı büyük şoklardan koruyan bir ruhsal savunma davranışıdır.

Korku aşırı düzeylerde hissedilince ve manasız şeylerden korku olarak ortaya çıkınca bir ruhsal rahatsızlık grubuna girer.

cagdas anne baba

Çağdaş Anne Baba Eğitimi

En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın yetiştirilmesi, bilgi, sevgi, akılcı ve tutarlı davranışlar ve sabır gerektirir. Ve günümüzde artık anne-babalar bilgilenmenin gerekliliğine inanmaktadırlar.

Günümüzde, icra edilen bütün meslekler eğitime tabi tutulmaktadır. Halbuki hemen hemen hepimiz, ön hazırlıksız, kurs görmeksizin yaşamımızın büyük bir bölümünü anne-babalık mesleğinde geçirmekteyiz. Anne-babalık, çocuğu beslemek, giydirmek, sağlığını korumak ve onu okula gönderebilmek demek değildir.

cocuklarda siddet

Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Çocuklarda şiddet eğiliminin artmasına, hem aile açısından, hem de toplumsal açıdan bakmak gerekir. Çünkü ikisiyle de etkileşim içindedir ve insan dıştan gelen uyarımlara tepkide bulunan, onlara yanıt veren bir varlıktır.

Çocuk kendisine bakan ve birtakım fizyolojik gereksinimlerini karşılayan ailesinden sevgi görmek ister. Bu sevgiyi bulamayan çocuk için doğrudan saldırganlık yasaklanmıştır. Böylece kızma, öfke gibi duygular içe itilmektedir.

tek- cocuk

Ailede Tek Çocuk

Bazı aileler bir çocuktan fazla çocuk sahibi olmak istemeyebilirler. Bu bazen, bilinçli bir aile planlaması sonucu, bazen sağlık durumlarının elverişsizliği ya da ekonomik sebeplerden dolayı oluşur.

“Tek çocuklu” ailelerin genelde sosyo-ekonomik koşulları üst düzeyde olan aileler oldukları, özellikle ülkemizde sosyo-ekonomik koşulların bozulmasıyla çocuk sayısının arttığı da bir gerçektir.

teknoloji-cocuk

Teknoloji ve Çocuk

Günümüzde ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuklarla ilgili endişe duydukları konuların başında hiperaktivite ve dikkat eksikliği geliyor. Ancak yetişkinler tarafından göz ardı edilebilen ve en az hiperaktivite ve dikkat eksikliği kadar hassasiyet gösterilmesi gereken başka bir konu var: “Çocukların asosyal davranışları”.

Sınav Kaygısı

Öğrenilenler kişinin birikimini oluştururken öğrenilenlerin belli bir amaca yönelik kullanılması da performansı ortaya koyar. Performans ve başarıyı belirlemenin en yaygın yolu ise sınavlardır. Bu değerlendirme yöntemi de çoğunlukla öğrenciler üzerinde kaygı yaratmaktadır. Yaşanılan bu kaygı öğrenciler üzerinde birçok olumsuz etki oluşturabilir. Özellikle sınavın yaklaştığı dönemlerde çocuklarda baş ve karın ağrısı, titreme, terleme, nefes darlığı ve kas gerginliği gibi fizyolojik belirtiler yoğunlaşır.

Sınav Kaygısıyla Baş edebilme

Sınav kaygısı, literatürde, öğrencinin sınavla doğrudan ilgisi olmayan olumsuz düşüncelerini arttıran, yoğun bedensel uyarılara yol açarak, dikkati bölen, böylelikle verimli çalışmayı, öğrenmeyi güçleştiren yoğun bir uyarı durumu olarak tanımlanır.