Sevgi Nedir?

Öylesine sevmelisiniz ki, bu sevgi içinizi kabartmalı, gözünüzü yaşartmalıdır; her şeyi öylesine sevmelisiniz Öylesine sevmelisiniz ki, içinizde duyduğunuz şeyleri anlatamayasınız, anlatmak kabil olmasın; her şeyi öylesine sevmelisiniz. Öylesine sevmelisiniz ki, sevdikleriniz sizi de muhakkak sevsin; her şeyi böylesine sevmelisiniz.

Keşke hepimiz sevgiyi sevdiklerimizle böyle yoğun duygular ile yaşayabilsek. Fakat bizler hep umutlu olalım ve ümidimizi kaybetmeyelim. Sevdiklerimiz ile birlikteliklerimizde hep sevgi gözü ile onlara bakar ve aramızdaki sevgiyi arttırmak için çaba içerisine girersek hem kendimizi geliştirir hem de sevgi yolcusu olarak onu daha çok öğrenmiş oluruz. Tatbik etmek için de bol bol kendimize fırsatlar yaratırız. Önemli olan vazgeçmemek, unutmamak, gayretimizi hiç kesmemektir. Bilelim ki faydası hep bizedir. Gönüllerinde sevgiyi yaşatanlar hayat akışlarında olumlu etkileri mutlak surette görürler. Unutmayalım ki sevgi lafta kalmamalı emek ve çabalarla arttırılmalıdır.

Sevgi, hiçbir şeyi ayırdetmeksizin sevenlerin, sabrederek sevmek, sevmek için çalışmak, çalıştıkça sevmek, severken saygı duymak, saygı duyarak sevmek için yaptıkları iştir. Bu gözle bakalım sevgi gerçeğine. Onu bir iş, bir çalışma gerektiren eylem olarak da görelim. Dikkat edelim ki sevgide asıl olan sevme eylemini yapmaktır. Yani sevilmek değil. Sevilme, karşımızdaki kişinin bize karşı yaptığı bir eylemdir ki onu geliştirir. Bu insana güzel, sevme eylemi ise zor gibi görünebilir. İnsanoğlunun kolaya olan meylinden o daha fazla sevilmek ister. Aslında bilmez ki insan böyle bir durumda çok çabuk kaybedeceği bir mutluluk almakta, kalıcı bir güç, bir enerji ile doyamamaktadır. Bir ziyafet sofrası düşünün ki ondan sadece tadıyorsunuz ya da bir güzel filmin tanıtımını seyrediyorsunuz. Bir güzellik hisseder insan ama asla onu doyurmaz değil mi? İşte sevgi almak ya da sevgi vermek arasındaki fark da öyledir. Siz işçisi olun ki doyasınız, siz bol bol verici olun ki gerçek kazanca kavuşasınız.

Sevgi öyle doyumsuz bir iştir ki, siz onu kendi yaşam yolculuğunuza kattığınızda onun bağımlısı olursunuz. Verdikçe vermek istersiniz. Gönlünüz öyle dolar dolar da hala vermek istersiniz. Yalnız burada dikkat edeceğiniz bir nokta var. Sevgiyi vermek güzeldir ama onu güneş gibi yakıcı bilmemizde de fayda vardır. Çok fazla aynı kişiye verecek, sevginizi akıtacak olursanız onun size karşı bir sevgi göstermesine izin vermezseniz, aynı küçük bir çocuğu şımartmak gibi karşınızdaki dostunuza ya da bir canlıya zarar vermişte olursunuz. Çiçeğinize çok fazla su vermek gibi, onu gübreye boğmak gibi. Her şeyde olduğu gibi kararlı, dozunu iyi ayarlayarak vermek en doğrusudur.

Sevgi vermek için yola çıkan sevgi yolcuları şunu da unutmayalım ki sevgi eylemi, işi sadece dostlarımız ile yaşayacağımız bir iş değildir. Onu hayatımızın her noktasına taşımalıyız. Her ilişkimize, her işimize eklemeliyiz. Sadece dostlarla aramızda tutarsak kısırlaştırmış oluruz. Ayrıca bu kolaya kaçmaktır, işten de kaçmaktır. Onu hayatımıza baştan sona sokmalıyız. İşimizde, çevremizde, doğa ile olan beraberliğimizde, canlılarla ya da cansız dediğimiz maddeyle olan birliktelikte her yerde kullanmalıyız. Örneğin kedimizi köpeğimizi sadece sevmek değil bütün hayvanları ayırt etmeden sevmeye çalışmak gibi düşünelim. Göreceksiniz ki bu yolculuk hayatınızı daima mutlu, huzur içinde, her anınızı neş’eyle yaşamanıza sebep olacaktır.

Daha söylenecek çok şey var. Sevgi anlatmakla bitecek bir konu değil. Yaşamın, hayatımızın yegane sebebi, kutsal olanı…

Hep Sevgiyle Kalın…

Uzman Psikolog

Ali Rıza Tanaltay