İlişkilerin en büyük sınavı: Sadakatsizlik

Romantik ilişki, iki kişinin sürekli birbirine uyum göstermesini gerektiren ve hiç bitmeyen bir dans gibidir. Dans ederken canımız bazen oturup dinlenmek, bazen de başka tarzlar denemek ister. Aynı şarkıyla dans etmekten sıkılabiliriz. İçimizden geldiği gibi davranmak iyi güzel ama, ya sonra?

Sadakatsizlik, çiftler arasındaki en gerilimli konulardan biridir. Birçok kişi “Aldatırsa bu ilişki biter” bakış açısına sahiptir;

Bir ilişkiyi sürdürmek ne kadar zor olabilir?

Yeni nesil olarak bir süredir ilişkiler konusunda kendi içimizde çelişkiler yaşıyoruz. Ya ince eleyip sık dokuyarak sonunda kimseyi beğenmeyip yalnız kalıyoruz ya da hiç sabretmeden, karşılaştığımız sorunlara köklü çözümler aramaya çalışmadan daha sistemin başlarındayken ilişkiyi kestirip atıyoruz.

Yok mudur bunun bir ortası? Bir ilişki yürütmek bu kadar karmaşık mı gerçekten?

Bizden önceki nesiller evliliklerini sürdürmek için bazı sorunları görmezden gelerek karşı tarafın kusurlarını kabullenme yoluna gitmişler.

İlişkiler ve birey olmak üzerine: “Yalnızlık” kavramı 20 yılda nasıl değişti?

Duman’ın 2002 yılında çıkardığı albümün adı “Belki Alışman Lazım.” Albüme adını veren şarkının sözlerini belki hatırlıyorsunuzdur:

“Bir tek sen mi varsın?
Yalnız mı kaldın?
Belki alışman lazım, 
Belki katlanman lazım, yalnızlığa…”

Şarkıyı dinlediğimiz günlerin üzerinden tam 18 sene geçmiş.

Daha Mutlu ve Sağlıklı Bir Aile Ortamı için 5 Öneri

Ailemiz, hepimiz için kıymetlidir. Aile içerisinde mutlu olmak, hayatımızın kalitesini artıran, çocuklarımızı daha iyi yetiştirmemizi, geleceğimize güvenle bakmamamızı sağlayan en önemli faktörlerden birisidir.

Mutlu, huzurlu ve sağlıklı aile ortamında büyüyen çocuklar dış dünyayla daha sağlıklı ilişkiler kurarlar. Bu da onlara daha rahat sosyal iletişim kurmalarında, arkadaşlık ilişkilerinde başarılı olmalarında yardımcı olur. Problem çözme,

Sokağa Çıkamama (AGORAFOBİ)

Agorafobi Nedir?

Korku insanın ana heyecanlarından biridir; ve genel anlamda beden ve ruhdaki belirtilerine göre olumsuz tabiatlı bir heyecan sayılmakla birlikte bir taraftan da gerekli tedbirleri aldıran ve insanı büyük şoklardan koruyan bir ruhsal savunma davranışıdır.

Korku aşırı düzeylerde hissedilince ve manasız şeylerden korku olarak ortaya çıkınca bir ruhsal rahatsızlık grubuna girer.

Yeme Bozukluğu

“Yeme bozukluğu” günümüzde dünyada milyonlarca insanı etkileyen, patlamayı bekleyen saatli bir bomba gibidir. Bu bombayı devre dışı bırakmaya çalışmadan önce, ilk yapmanız gereken onun varlığını kabul etmektir.

Panik Atak

Panik bozukluğu – Panik atak , günümüzde çok duyduğumuz psikolojik hastalıklardan biri haline geldi. Öyle ki herkesin yakınlarından en az bir kişi bu rahatsızlıktan yakınıyor.

Panik Bozukluğu Nedir?

İlk zamanlar, kalpte görülen hızlı atımlar sebebiyle bu rahatsızlığa “efor sendromu” deniyordu. Amerikan Psikiyatri Birliği ise bu rahatsızlığı “panik bozukluğu” adı altında ilk defa ayrı bir başlık halinde 1980 de DSM III kitabına (Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırma kitabı) koydu.

Uçma Korkusu

Hayatı güzel ve rahat kılmanın yollarından en önemlisi, korkulardan arınmaktır.

Her insanın bilinçaltında değişik zamanlarda yaşadıkları sebebiyle oluşan korku kayıtları vardır. Bu kayıtlar ya yaşadığı şanssız tecrübelerden kaynaklanır, ya da öğrenilmiştir. Çocukluktan itibaren, aile büyükleri çocukları terbiye etme amacıyla, gelecekte onlara zarar verecek olan korkuların, gönüllerine yerleşmesine sebep olurlar. Bunları aslında masum davranışlar olarak görmemek gerek.

START TYPING AND PRESS ENTER TO SEARCH